

I. GİRİŞ
Elektronik ticaret platformları üzerinden kurulan sözleşmeler, internet alışverişlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketici ile satıcı arasındaki ilişkilerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu alışverişlerde tüketici, çoğu zaman hem ürünü sunan satıcıyla hem de satış sürecine aracılık eden platformla karşı karşıya gelmektedir. Satışa konu mal veya hizmetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda hangi tarafın hangi yükümlülüklerden sorumlu olduğu da bu nedenle önem kazanmaktadır.
Satıcının ve aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Tüketiciyle kurulan sözleşmenin tarafı olan satıcı veya sağlayıcı; malın teslimi, hizmetin ifası ve tüketici mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerden sorumludur. Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu ise elektronik ticaret mevzuatı ve tüketicinin korunmasına ilişkin özel düzenlemeler çerçevesinde belirlenmektedir. ¹
Bu ayrım değerlendirilirken 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“TKHK”), 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“ETDK”) ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği birlikte ele alınmalıdır. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli, E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı, aracı hizmet sağlayıcıların tüketiciye karşı sorumluluğu bakımından önem taşımaktadır. ²
II. SATICI VE ARACI HİZMET SAĞLAYICI KAVRAMLARI
A. Satıcı/Sağlayıcı
TKHK kapsamında satıcı, ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Sağlayıcı ise ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. ³
İnternet alışverişlerinde ürünün veya hizmetin satışını gerçekleştiren işletme, kural olarak sözleşmenin satıcı veya sağlayıcı tarafında yer alır. Bu nedenle malın kararlaştırılan niteliklere uygun olması, taahhüt edilen süre içinde teslim edilmesi, hizmetin gereği gibi ifa edilmesi ve tüketicinin mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi bakımından satıcı veya sağlayıcının yükümlülükleri esas alınır.
B. Aracı Hizmet Sağlayıcı
Aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan hizmet sağlayıcıların mal veya hizmetlerini sunmalarına ya da bunlara ilişkin sözleşmelerin kurulmasına aracılık eden elektronik ticaret platformunu işleten kişi veya kuruluşu ifade eder. ⁴
Satışa konu malı bizzat üretmemesi veya satmaması sebebiyle aracı hizmet sağlayıcıyı, satıcıyla aynı hukuki konumda değildir. Ancak, yalnızca aracılık yaptığı gerekçesiyle tüm uyuşmazlıklardan bağımsız ve sorumsuz olduğu da söylenemez. Yürürlükteki mevzuat hükümlerince, platformun faaliyetlerine ve üstlendiği yükümlülüklere bağlı olarak çeşitli sorumluluk hâlleri öngörmektedir.
Bu nedenle sorumluluğun belirlenmesinde alışverişin internet platformu üzerinden yapılmış olması tek başına belirleyici değildir. Sözleşmenin tarafları, bedelin kim tarafından tahsil edildiği, ön bilgilendirme ve bildirim süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve uyuşmazlığın hangi yükümlülükten kaynaklandığı birlikte değerlendirilmelidir.
III. SATICI VE SAĞLAYICININ SORUMLULUKLARI
Sözleşmenin tarafı olan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciye karşı üstlendiği edimleri ve tüketici mevzuatından kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur. Bu sorumluluğun kapsamı, uyuşmazlığın niteliğine ve ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
A. Malın teslimi ve hizmetin ifası
TKHK’nin 48. maddesi uyarınca satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler hariç olmak üzere, mal satışlarında bu süre 30 günü geçemez. Edimin bu süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde tüketici sözleşmeyi feshedebilir. ⁵
Malın hiç teslim edilmemesi, geç teslim edilmesi veyahut hizmetin kararlaştırıldığı şekilde sunulmaması hâlinde satıcı ya da sağlayıcının sorumluluğu, sözleşme hükümleri ve ilgili tüketici mevzuatı doğrultusunda değerlendirilir.
B. Ayıplı mal ve hizmetten doğan sorumluluk
Malın veya hizmetin sözleşmeye ya da tüketiciye bildirilen niteliklere uygun olmaması hâlinde ayıplı mal veya ayıplı hizmete ilişkin hükümler gündeme gelir.
TKHK’nin 11. maddesi uyarınca tüketici, ayıplı mal karşısında kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından yararlanabilir. Ayıplı hizmet bakımından ise TKHK’nin 15. maddesinde düzenlenen seçimlik haklar uygulanır. ⁶
Bu hakların hangi koşullarda kullanılabileceği; mal veya hizmetin niteliği, ayıbın kapsamı ve ilgili kanun hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Aracı hizmet sağlayıcının belirli durumlarda sorumlu tutulabilmesi, satıcı veya sağlayıcının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
C. Cayma hakkı ve bedel iadesi
Mesafeli sözleşmelerde tüketici, kanun ve ilgili yönetmelikte belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkının kullanılması ve bedel iadesine ilişkin yükümlülükler, TKHK’nin 48. maddesi ile Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilir. ⁷
Cayma hakkı her ürün veya hizmet bakımından istisnasız olarak uygulanmamaktadır. Bu nedenle somut sözleşmenin niteliği, mevzuatta düzenlenen istisnalar ve tüketicinin bilgilendirilmesi hususları ayrıca dikkate alınmalıdır.
IV. ARACI HİZMET SAĞLAYICININ SORUMLULUĞU
Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu, satıcı veya sağlayıcının sorumluluğundan farklı bir hukuki çerçeveye tabidir. Bununla birlikte mevzuat, aracı hizmet sağlayıcıya ön bilgilendirme, bildirim sistemleri ve kayıtların tutulması gibi konularda; ayrıca belirli koşullarda teslim ve cayma hakkına ilişkin yükümlülükler yüklemektedir. ⁸
A. Hukuka aykırı içerik bakımından genel ilke
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası; diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmayacağını düzenlemektedir. Ancak bu hüküm, aracı hizmet sağlayıcının bütün faaliyetleri ve tüm tüketici uyuşmazlıkları bakımından koşulsuz bir sorumsuzluk sağladığı şeklinde yorumlanmamalıdır. ⁹
Aracı hizmet sağlayıcının kendi faaliyetinden veya kanunla kendisine yüklenen yükümlülüklerden kaynaklanan sorumlulukları ayrıca değerlendirilmelidir. Bu duruma ek olarak, yalnızca bu hükümden hareketle platformun her ürün açıklamasını, fiyat bilgisini veya görseli önceden ve sürekli olarak denetlemekle yükümlü olduğu da söylenemez.
Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu hükme ilişkin iptal kararı nedeniyle sorumluluk rejiminde meydana gelecek değişiklikler ayrıca dikkate alınmalıdır.
B. Hukuka aykırı içerik ve fikrî mülkiyet hakkı ihlalleri
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrası, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olması hâlinde içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırmasını ve hukuka aykırı hususu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmesini öngörmektedir. ¹⁰
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında fikrî ve sınai mülkiyet haklarının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetler bakımından özel bir süreç düzenlenmektedir. Buna göre hak sahibinin gerekli bilgi ve belgelere dayanan şikâyeti üzerine aracı hizmet sağlayıcı, şikâyete konu ürünü yayımdan kaldırır ve ilgili tarafları bilgilendirir. Hizmet sağlayıcı, şikâyetin aksini gösteren bilgi ve belgelere dayanan itirazı üzerine yayımdan kaldırdığı ürün yeniden yayımlanabilir. ¹⁰
Bu yükümlülüklerin kapsamı belirlenirken ilgili mevzuat hükmü ve somut olayın özellikleri esas alınmalıdır.
C. Tüketici mevzuatından doğan özel yükümlülükler
Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu yalnızca 6563 sayılı Kanun’la sınırlı değildir. TKHK’nin 48. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları, aracılık edilen mesafeli sözleşmeler bakımından aracı hizmet sağlayıcıya çeşitli yükümlülükler yüklemektedir. ¹¹
Bu kapsamda aracı hizmet sağlayıcının, tüketicilerin belirli talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurması ve kesintisiz olarak açık tutması gerekir. Kanunda öngörülen koşullara göre ön bilgilendirme, kayıtların tutulması ve tüketiciye bilgi verilmesi konularında da sorumluluk doğabilir.
Aracı hizmet sağlayıcının; satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi hâlinde teslim veya ifa ile cayma hakkına ilişkin yükümlülüklerden doğan müteselsil sorumluluk, TKHK’nin 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirilir. Bu sorumluluk her uyuşmazlıkta kendiliğinden doğmaz; bedelin tahsil ve aktarılma durumu ile kanunda öngörülen diğer koşullar dikkate alınmalıdır. ¹²
V. ANAYASA MAHKEMESİNİN 2026 TARİHLİ İPTAL KARARI VE ETKİLERİ
Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararıyla, 6502 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde yer alan “…ile 11 inci…” ibaresini ve 6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasını tüketici sözleşmeleri yönünden Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar, 02.06.2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. ¹³
Kararın kapsamı doğru belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi, TKHK’nin 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinin tamamını değil, yalnızca belirtilen “…ile 11 inci…” ibaresini iptal etmiştir. ETDK’nin 9. maddesinin birinci fıkrasına ilişkin iptal ise tüketici sözleşmeleri yönünden verilmiştir. ¹³
Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu süre 02.03.2027 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla kararın yayımlanması ile iptal hükümlerinin yürürlüğe girmesi birbirinden ayrılmalıdır; iptal edilen hükümler kararın yayımlandığı tarihte derhâl yürürlükten kalkmamıştır. ¹³
İptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte tüketici sözleşmelerinde aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğuna ilişkin hukuki çerçeve değişecektir. Bununla birlikte bu değişiklik, aracı hizmet sağlayıcının bütün tüketici uyuşmazlıklarında satıcıyla aynı kapsamda ve koşulsuz olarak sorumlu tutulacağı anlamına gelmez. Sorumluluk değerlendirmesi; somut olay, aracı hizmet sağlayıcının rolü, bedelin tahsil ve aktarılma durumu ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak yapılmalıdır.
VI. SONUÇ
İnternet alışverişlerinden doğan uyuşmazlıklarda satıcı veya sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcının sorumlulukları, tarafların hukuki konumları ve mevzuatla kendilerine yüklenen yükümlülükler çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Satıcı veya sağlayıcı, tüketiciyle kurduğu sözleşmeden doğan teslim, ifa ve ayıplı mal veya hizmete ilişkin yükümlülüklerden sorumluyken aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu, elektronik ticaret ve tüketicinin korunması mevzuatında öngörülen özel koşullara bağlıdır.
Aracı hizmet sağlayıcının her uyuşmazlıkta satıcıyla aynı kapsamda sorumlu olduğu söylenemeyeceği gibi, yalnızca aracı konumda bulunması da kendisini bütün sorumluluklardan muaf tutmaz. Ön bilgilendirme, tüketici başvurularının iletilmesi, kayıtların tutulması, hukuka aykırı içeriklere ilişkin yükümlülükler ve belirli koşullarda bedel tahsiliyle bağlantılı sorumluluklar ayrıca incelenmelidir.
Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli iptal kararı, bu alandaki hukuki çerçevenin değişeceğini göstermektedir. Somut uyuşmazlıklarda sorumluluk değerlendirmesi yapılırken kararın kapsamı ve yürürlüğe giriş tarihi ile ilgili tarihte yürürlükte bulunan mevzuat dikkate alınmalıdır.
KAYNAKÇA
I. GİRİŞ
Elektronik ticaret platformları üzerinden kurulan sözleşmeler, internet alışverişlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketici ile satıcı arasındaki ilişkilerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu alışverişlerde tüketici, çoğu zaman hem ürünü sunan satıcıyla hem de satış sürecine aracılık eden platformla karşı karşıya gelmektedir. Satışa konu mal veya hizmetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda hangi tarafın hangi yükümlülüklerden sorumlu olduğu da bu nedenle önem kazanmaktadır.
Satıcının ve aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Tüketiciyle kurulan sözleşmenin tarafı olan satıcı veya sağlayıcı; malın teslimi, hizmetin ifası ve tüketici mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerden sorumludur. Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu ise elektronik ticaret mevzuatı ve tüketicinin korunmasına ilişkin özel düzenlemeler çerçevesinde belirlenmektedir. ¹
Bu ayrım değerlendirilirken 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“TKHK”), 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“ETDK”) ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği birlikte ele alınmalıdır. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli, E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı, aracı hizmet sağlayıcıların tüketiciye karşı sorumluluğu bakımından önem taşımaktadır. ²
II. SATICI VE ARACI HİZMET SAĞLAYICI KAVRAMLARI
A. Satıcı/Sağlayıcı
TKHK kapsamında satıcı, ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Sağlayıcı ise ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. ³
İnternet alışverişlerinde ürünün veya hizmetin satışını gerçekleştiren işletme, kural olarak sözleşmenin satıcı veya sağlayıcı tarafında yer alır. Bu nedenle malın kararlaştırılan niteliklere uygun olması, taahhüt edilen süre içinde teslim edilmesi, hizmetin gereği gibi ifa edilmesi ve tüketicinin mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi bakımından satıcı veya sağlayıcının yükümlülükleri esas alınır.
B. Aracı Hizmet Sağlayıcı
Aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan hizmet sağlayıcıların mal veya hizmetlerini sunmalarına ya da bunlara ilişkin sözleşmelerin kurulmasına aracılık eden elektronik ticaret platformunu işleten kişi veya kuruluşu ifade eder. ⁴
Satışa konu malı bizzat üretmemesi veya satmaması sebebiyle aracı hizmet sağlayıcıyı, satıcıyla aynı hukuki konumda değildir. Ancak, yalnızca aracılık yaptığı gerekçesiyle tüm uyuşmazlıklardan bağımsız ve sorumsuz olduğu da söylenemez. Yürürlükteki mevzuat hükümlerince, platformun faaliyetlerine ve üstlendiği yükümlülüklere bağlı olarak çeşitli sorumluluk hâlleri öngörmektedir.
Bu nedenle sorumluluğun belirlenmesinde alışverişin internet platformu üzerinden yapılmış olması tek başına belirleyici değildir. Sözleşmenin tarafları, bedelin kim tarafından tahsil edildiği, ön bilgilendirme ve bildirim süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve uyuşmazlığın hangi yükümlülükten kaynaklandığı birlikte değerlendirilmelidir.
III. SATICI VE SAĞLAYICININ SORUMLULUKLARI
Sözleşmenin tarafı olan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciye karşı üstlendiği edimleri ve tüketici mevzuatından kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur. Bu sorumluluğun kapsamı, uyuşmazlığın niteliğine ve ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
A. Malın teslimi ve hizmetin ifası
TKHK’nin 48. maddesi uyarınca satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler hariç olmak üzere, mal satışlarında bu süre 30 günü geçemez. Edimin bu süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde tüketici sözleşmeyi feshedebilir. ⁵
Malın hiç teslim edilmemesi, geç teslim edilmesi veyahut hizmetin kararlaştırıldığı şekilde sunulmaması hâlinde satıcı ya da sağlayıcının sorumluluğu, sözleşme hükümleri ve ilgili tüketici mevzuatı doğrultusunda değerlendirilir.
B. Ayıplı mal ve hizmetten doğan sorumluluk
Malın veya hizmetin sözleşmeye ya da tüketiciye bildirilen niteliklere uygun olmaması hâlinde ayıplı mal veya ayıplı hizmete ilişkin hükümler gündeme gelir.
TKHK’nin 11. maddesi uyarınca tüketici, ayıplı mal karşısında kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından yararlanabilir. Ayıplı hizmet bakımından ise TKHK’nin 15. maddesinde düzenlenen seçimlik haklar uygulanır. ⁶
Bu hakların hangi koşullarda kullanılabileceği; mal veya hizmetin niteliği, ayıbın kapsamı ve ilgili kanun hükümleri dikkate alınarak belirlenir. Aracı hizmet sağlayıcının belirli durumlarda sorumlu tutulabilmesi, satıcı veya sağlayıcının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
C. Cayma hakkı ve bedel iadesi
Mesafeli sözleşmelerde tüketici, kanun ve ilgili yönetmelikte belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkının kullanılması ve bedel iadesine ilişkin yükümlülükler, TKHK’nin 48. maddesi ile Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilir. ⁷
Cayma hakkı her ürün veya hizmet bakımından istisnasız olarak uygulanmamaktadır. Bu nedenle somut sözleşmenin niteliği, mevzuatta düzenlenen istisnalar ve tüketicinin bilgilendirilmesi hususları ayrıca dikkate alınmalıdır.
IV. ARACI HİZMET SAĞLAYICININ SORUMLULUĞU
Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu, satıcı veya sağlayıcının sorumluluğundan farklı bir hukuki çerçeveye tabidir. Bununla birlikte mevzuat, aracı hizmet sağlayıcıya ön bilgilendirme, bildirim sistemleri ve kayıtların tutulması gibi konularda; ayrıca belirli koşullarda teslim ve cayma hakkına ilişkin yükümlülükler yüklemektedir. ⁸
A. Hukuka aykırı içerik bakımından genel ilke
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası; diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmayacağını düzenlemektedir. Ancak bu hüküm, aracı hizmet sağlayıcının bütün faaliyetleri ve tüm tüketici uyuşmazlıkları bakımından koşulsuz bir sorumsuzluk sağladığı şeklinde yorumlanmamalıdır. ⁹
Aracı hizmet sağlayıcının kendi faaliyetinden veya kanunla kendisine yüklenen yükümlülüklerden kaynaklanan sorumlulukları ayrıca değerlendirilmelidir. Bu duruma ek olarak, yalnızca bu hükümden hareketle platformun her ürün açıklamasını, fiyat bilgisini veya görseli önceden ve sürekli olarak denetlemekle yükümlü olduğu da söylenemez.
Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu hükme ilişkin iptal kararı nedeniyle sorumluluk rejiminde meydana gelecek değişiklikler ayrıca dikkate alınmalıdır.
B. Hukuka aykırı içerik ve fikrî mülkiyet hakkı ihlalleri
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrası, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olması hâlinde içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırmasını ve hukuka aykırı hususu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmesini öngörmektedir. ¹⁰
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında fikrî ve sınai mülkiyet haklarının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetler bakımından özel bir süreç düzenlenmektedir. Buna göre hak sahibinin gerekli bilgi ve belgelere dayanan şikâyeti üzerine aracı hizmet sağlayıcı, şikâyete konu ürünü yayımdan kaldırır ve ilgili tarafları bilgilendirir. Hizmet sağlayıcı, şikâyetin aksini gösteren bilgi ve belgelere dayanan itirazı üzerine yayımdan kaldırdığı ürün yeniden yayımlanabilir. ¹⁰
Bu yükümlülüklerin kapsamı belirlenirken ilgili mevzuat hükmü ve somut olayın özellikleri esas alınmalıdır.
C. Tüketici mevzuatından doğan özel yükümlülükler
Aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu yalnızca 6563 sayılı Kanun’la sınırlı değildir. TKHK’nin 48. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları, aracılık edilen mesafeli sözleşmeler bakımından aracı hizmet sağlayıcıya çeşitli yükümlülükler yüklemektedir. ¹¹
Bu kapsamda aracı hizmet sağlayıcının, tüketicilerin belirli talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurması ve kesintisiz olarak açık tutması gerekir. Kanunda öngörülen koşullara göre ön bilgilendirme, kayıtların tutulması ve tüketiciye bilgi verilmesi konularında da sorumluluk doğabilir.
Aracı hizmet sağlayıcının; satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi hâlinde teslim veya ifa ile cayma hakkına ilişkin yükümlülüklerden doğan müteselsil sorumluluk, TKHK’nin 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirilir. Bu sorumluluk her uyuşmazlıkta kendiliğinden doğmaz; bedelin tahsil ve aktarılma durumu ile kanunda öngörülen diğer koşullar dikkate alınmalıdır. ¹²
V. ANAYASA MAHKEMESİNİN 2026 TARİHLİ İPTAL KARARI VE ETKİLERİ
Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararıyla, 6502 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde yer alan “…ile 11 inci…” ibaresini ve 6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasını tüketici sözleşmeleri yönünden Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar, 02.06.2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. ¹³
Kararın kapsamı doğru belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi, TKHK’nin 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinin tamamını değil, yalnızca belirtilen “…ile 11 inci…” ibaresini iptal etmiştir. ETDK’nin 9. maddesinin birinci fıkrasına ilişkin iptal ise tüketici sözleşmeleri yönünden verilmiştir. ¹³
Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu süre 02.03.2027 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla kararın yayımlanması ile iptal hükümlerinin yürürlüğe girmesi birbirinden ayrılmalıdır; iptal edilen hükümler kararın yayımlandığı tarihte derhâl yürürlükten kalkmamıştır. ¹³
İptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte tüketici sözleşmelerinde aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğuna ilişkin hukuki çerçeve değişecektir. Bununla birlikte bu değişiklik, aracı hizmet sağlayıcının bütün tüketici uyuşmazlıklarında satıcıyla aynı kapsamda ve koşulsuz olarak sorumlu tutulacağı anlamına gelmez. Sorumluluk değerlendirmesi; somut olay, aracı hizmet sağlayıcının rolü, bedelin tahsil ve aktarılma durumu ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak yapılmalıdır.
VI. SONUÇ
İnternet alışverişlerinden doğan uyuşmazlıklarda satıcı veya sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcının sorumlulukları, tarafların hukuki konumları ve mevzuatla kendilerine yüklenen yükümlülükler çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Satıcı veya sağlayıcı, tüketiciyle kurduğu sözleşmeden doğan teslim, ifa ve ayıplı mal veya hizmete ilişkin yükümlülüklerden sorumluyken aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğu, elektronik ticaret ve tüketicinin korunması mevzuatında öngörülen özel koşullara bağlıdır.
Aracı hizmet sağlayıcının her uyuşmazlıkta satıcıyla aynı kapsamda sorumlu olduğu söylenemeyeceği gibi, yalnızca aracı konumda bulunması da kendisini bütün sorumluluklardan muaf tutmaz. Ön bilgilendirme, tüketici başvurularının iletilmesi, kayıtların tutulması, hukuka aykırı içeriklere ilişkin yükümlülükler ve belirli koşullarda bedel tahsiliyle bağlantılı sorumluluklar ayrıca incelenmelidir.
Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli iptal kararı, bu alandaki hukuki çerçevenin değişeceğini göstermektedir. Somut uyuşmazlıklarda sorumluluk değerlendirmesi yapılırken kararın kapsamı ve yürürlüğe giriş tarihi ile ilgili tarihte yürürlükte bulunan mevzuat dikkate alınmalıdır.
KAYNAKÇA